Eylül 1980’deki darbe, birçok kişi tarafından kabul edildiği gibi bir hazırlık döneminin ardından gerçekleşti. Özellikle 1977’de Taksim’de yüzbinlerce emekçinin katıldığı coşkulu 1 Mayıs kutlamasına The Marmara Oteli’nden sıkılan kurşunlar, 1978 yılının Aralık ayında Kahramanmaraş’ta solculara ve Alevi yurttaşlara dönük olarak devlet- MHP işbirliği ile gerçekleştirilen katliam ve 1980 yılında Çorum’da yine solcu ve Alevi yurttaşlara dönük olarak ve yine devlet- MHP işbirliği ile gerçekleştirilen katliam darbeye ortam yaratmak amacıyla düzenlenmişti. Kahramanmaraş ve Çorum’da gerçekleştirilen katliamlar günlerce sürmüş ancak devlet olaylara ısrarla müdahale etmemişti. Maraş katliamı sonrasında verilen sıkıyönetim kararı, katliamın amacına ulaştığının bir kanıtıydı.
Darbın ekonomik programı da darbeden önce hazırlanmış ve bir ölçüde uygulanmaya başlanmıştı. Ekonomik krizle geçen dönem ihracata ve ucuz işçiliğe dayalı program, patronların temel taleplerinden olmuş ancak solun ve emekçilerin direnci nedeniyle programın uygulanmasında ciddi sıkıntılar yaşanmıştı. 24 Ocak’ta Süleyman Demirel’in başbakanlığındaki Milliyetçi Cephe hükümeti döneminde kabul edilen ve DPT müsteşarı Turgut Özal tarafından hazırlanan 24 Ocak kararları da darbenin ekonomik programı olarak 12 Eylül sonrası, yani solun ve işçi sınıfının direncinin kırılmasının ardından tam anlamıyla uygulanabilmişti.
22 Temmuz 1980 yılında DİSK Başkanı Kemal Türkler’in öldürülmesi, diğer yüzlerce cinayetle birlikte darbe öncesinin mantığına bir örnekti. Darbenin dış bağlantıları ise yine hazırlık dönemi konusunda net fikir verecektir. Afganistan ve İran’da sorun yaşayan ABD ve NATO’nun Türkiye’yi de kaybetmekten korktuğu ve darbeye her türlü desteği verdiği biliniyor. Dönemin ABD Başkanı Carter’a, Ankara’daki Amerikan diplomatik kaynaklarından geçilen “Bizim çocuklar başardı” cümlesi, Kenan Evren ve arkadaşlarından böyle bir darbenin dört gözle beklendiğinin bir kanıtı niteliğindeydi.
12 Eylül darbesi kuşkusuz “psikopat askerler tarafından sivillere karşı” yapılmadı. Kuşkusuz “sağ-sol kavgasına son verelim” diye de yapılmadı. Darbenin siyasi-ekonomik-ideolojik bir programı vardı. Bu programın uygulanması için solun gücünün ciddi bir biçimde geriletilmesi gerekiyordu. Sol örgütlere ve sendikalara sınırsız operasyonlar, gözaltılar, işkenceler, hapis cezaları ve idamlar ülkeden solun temizlenmesi için yapılmıştı. 12 Eylül öncesinde 45 milyonluk Türkiye’de 4 milyonun üzerinde sendikalı işçi varken, bugün bu sayının 700 bin civarında olması, darbenin bu konuda bir ölçüde başarılı olduğunun kanıtı. Yine darbenin ardından kurulan YÖK, üniversitelerden solcu akademisyenlerin ve öğrencilerin kazınması amacı taşıyordu. Darbe ile beraber sendika konfederasyonlarının tamamı kapatıldı ancak sonrasında gerçekleşenler yine darbenin mantığı hakkında fikir veriyor. Sağcı sendika konfederasyonu Hak-İş, kapatılmasından birkaç ay sonra 1981 yılında açılırken, yine devlet sendika konfederasyonu olarak bilinen Türk-İş, 1982 yılında Genel Kurul toplayacak duruma gelirken, DİSK’e aşağıdakiler yapılıyordu:
.
Darbenin ekonomi programını hazırlayan Turgut Özal, cuntanın TÜSİAD ve ABD ile bağlarını kuran kişi olarak biliniyor. 12 Eylül cuntasının ekonomi bakanı da olan Özal, 1983 yılında başbakan oldu. İhracata dayalı büyüme modeli ile ülkedeki toplam ihracatın üçte ikisi hayali ihracat oldu. Özal döneminde tam 256 tane şirketin hayali ihracat yaptığı kanıtlandı. Olağanüstü hal uygulaması, 1987 yılında Özal döneminde başlatıldı. Özal ayrıca, Özel Tim’in kurulmasını sağlayan isimdi. Özel Tim 1983 yılında Özal’ın başbakanlığı döneminde kuruldu. Özal hükümetinin bir diğer icraatı da bölgeye “istenmeyen gazetecilerin” girişinin önüne geçmek için çıkarılan “sansür ve sürgün kararnameleri” oldu. Özal, 1985 yılında PKK’ye karşı Kürtler arasından geçici köy korucuları oluşturulmasını sağlayan adımları attı. 1. Körfez Savaşı sırasında “Irak Savaşına Amerikalıların yanında girersek bir koyar üç alırız” diyerek siyasi literatüre yeni bir deyim armağan etti. Özal’ın o dönem, ABD’nin yanında savaşa girildiği takdirde, Musul ve Kerkük’ün Türkiye topraklarına katılabileceğini düşündüğü yazıldı. Turgut Özal, yine 1. Körfez Savaşı döneminde, Meclis onayı almadan ABD’ye hava sahasının açılmasının Anayasa’ya aykırı olduğu eleştirilerine, “Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz” dedi.
Özal hakkındaki en özlü ifade ise işçilerden geldi: Çankaya’nın şişmanı işçi düşmanı!
12 Eylül Onlarla Sürdü: Necmettin Erbakan.
24.06.2026 - 07:38
23.06.2026 - 07:26
22.06.2026 - 14:54
11.06.2026 - 09:01
11.06.2026 - 07:22
10.06.2026 - 21:33
10.06.2026 - 01:14
09.06.2026 - 10:06
09.06.2026 - 07:24
08.06.2026 - 13:04
07.06.2026 - 11:12
06.06.2026 - 12:45
05.06.2026 - 23:30
04.06.2026 - 17:59
03.06.2026 - 09:47
02.06.2026 - 16:19
02.06.2026 - 09:23
01.06.2026 - 06:47
31.05.2026 - 13:04
30.05.2026 - 14:54
30.05.2026 - 12:26
29.05.2026 - 13:20
28.05.2026 - 13:26
25.05.2026 - 17:11
24.05.2026 - 13:57
23.05.2026 - 13:15
22.05.2026 - 19:05
21.05.2026 - 15:23
21.05.2026 - 12:36
20.05.2026 - 15:17
19.05.2026 - 11:21
18.05.2026 - 16:44
18.05.2026 - 11:04
17.05.2026 - 13:42
14.05.2026 - 19:56
14.05.2026 - 00:30
13.05.2026 - 19:51
12.05.2026 - 10:53
11.05.2026 - 19:44
11.05.2026 - 17:58
09.05.2026 - 21:15
08.05.2026 - 20:24
08.05.2026 - 11:37
07.05.2026 - 22:11
07.05.2026 - 16:20
05.05.2026 - 12:48
04.05.2026 - 00:56
03.05.2026 - 11:14
02.05.2026 - 12:24
01.05.2026 - 21:59
30.04.2026 - 14:18
29.04.2026 - 22:05
28.04.2026 - 20:30
28.04.2026 - 14:14
27.04.2026 - 14:11
26.04.2026 - 19:56
25.04.2026 - 17:54
25.04.2026 - 10:17
24.04.2026 - 12:55
24.04.2026 - 01:37
23.04.2026 - 13:29
22.04.2026 - 14:55
21.04.2026 - 15:07
21.04.2026 - 01:44
20.04.2026 - 21:41
20.04.2026 - 12:48
19.04.2026 - 12:29
19.04.2026 - 11:56
18.04.2026 - 11:47
17.04.2026 - 12:13
16.04.2026 - 15:42
15.04.2026 - 12:26
14.04.2026 - 18:08
14.04.2026 - 14:56
13.04.2026 - 15:53
12.04.2026 - 14:53
10.04.2026 - 22:21
10.04.2026 - 20:39
09.04.2026 - 23:57
07.04.2026 - 12:59
07.04.2026 - 01:13
06.04.2026 - 13:49
04.04.2026 - 13:37
31.03.2026 - 13:29
30.03.2026 - 13:51
30.03.2026 - 14:33
26.03.2026 - 15:06
26.03.2026 - 11:06
24.03.2026 - 22:33
24.03.2026 - 13:41
21.03.2026 - 17:35
20.03.2026 - 15:41
20.03.2026 - 12:33
20.03.2026 - 12:01
19.03.2026 - 21:58
19.03.2026 - 15:20
19.03.2026 - 04:25
17.03.2026 - 19:00
17.03.2026 - 22:46
17.03.2026 - 23:29
14.03.2026 - 16:57
14.03.2026 - 13:54
13.03.2026 - 17:32
12.03.2026 - 14:58
12.03.2026 - 14:25
10.03.2026 - 08:20
10.03.2026 - 08:28
09.03.2026 - 15:15
09.03.2026 - 14:49
08.03.2026 - 22:00
07.03.2026 - 11:47
06.03.2026 - 12:54
05.03.2026 - 21:03
04.03.2026 - 21:38
03.03.2026 - 21:48
03.03.2026 - 21:44
28.02.2026 - 15:26
28.02.2026 - 11:35
10.02.2026 - 02:56
02.02.2026 - 11:58
29.01.2026 - 10:06
27.01.2026 - 21:48
27.01.2026 - 19:06
26.01.2026 - 19:05
10.01.2026 - 12:41
03.01.2026 - 12:56
03.01.2026 - 11:45
02.01.2026 - 20:38
22.12.2025 - 22:49
24.11.2025 - 12:18
16.11.2025 - 00:15
17.10.2025 - 12:59
14.10.2025 - 05:50
06.10.2025 - 02:20
03.10.2025 - 18:50
28.09.2025 - 15:15
27.09.2025 - 19:11
24.09.2025 - 10:50
23.09.2025 - 17:56
22.09.2025 - 16:23
19.09.2025 - 14:02
09.09.2025 - 19:13
07.09.2025 - 07:04
05.09.2025 - 19:59
03.09.2025 - 18:26
31.08.2025 - 12:06
28.08.2025 - 13:51
28.08.2025 - 08:16
23.07.2025 - 15:02
18.07.2025 - 15:55
15.07.2025 - 09:35
16.06.2025 - 21:07
14.06.2025 - 11:37
28.05.2025 - 20:42
07.05.2025 - 20:53
05.05.2025 - 10:05
03.05.2025 - 09:34
17.04.2025 - 23:30
13.04.2025 - 11:28
03.04.2025 - 17:28
24.03.2025 - 20:20
16.03.2025 - 11:15
15.03.2025 - 09:50
04.03.2025 - 16:08
28.02.2025 - 20:43
09.02.2025 - 15:16
06.02.2025 - 13:22
17.01.2025 - 13:10
13.01.2025 - 11:18
22.12.2024 - 17:48
10.12.2024 - 21:54
25.10.2024 - 21:05
25.10.2024 - 06:21
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Henüz yorum yok